VATAN POSTASI ☰ Bölümler

SOSYAL BİLİMCİLERDEN ÇAĞRI


Dünya ve ülkemiz ciddi bir virüs salgınıyla zor bir dönemden geçiyor. Halkımız yaşama hakkını koruyabilme savaşımı içindedir. Öncelik, ne kadar süreceği belli olmayan bu dönemi en düşük can kaybıyla atlatmaktır. Ancak salgının olumsuz sonuçları bundan ibaret kalmayacaktır. Halkın, yaşam koşullarını bir bütün olarak gören haklı talepleri de zorlu koşullar içinde bir bir ortaya çıkmaktadır.

Biz Sosyal Bilimciler halkın taleplerini kendi önerilerimiz olarak kabul ederek kamuoyuna sunuyoruz.

Bugün tüm dünya sağlığın, eğitimin, temel ihtiyaç maddeleri üretiminin piyasa süreçlerine terk edilmesinin bedelini ödüyor. Artık neoliberal ezberlerin terk edilmesinin; kamuculuk, planlama, toplumsal dayanışma gibi kavramların tekrar benimsenmesinin zamanı geldi de geçiyor. Aşağıdaki talepler listesini meslektaşlarımızın katkısıyla zenginleştirip geliştirmenin, yukarıda ifade edilen anlayış çerçevesinde imzalarınızla topluma bir mesaj vermenin çok anlamlı olacağına inanıyoruz.

Gösterdiğiniz dayanışma için şimdiden teşekkür ederiz.





  • Salgından kaynaklanan
    ekonomik ve toplumsal krizde merkezi devlet, olağandışı bir harcama
    programı tasarlamalıdır. Bu program sadece sağlık harcamalarından ve
    salgın ortamında sade yurttaşlara, emekçilere dönük doğrudan ayni ve
    nakdi desteklerden oluşmalıdır.
  • Acil ve zorunlu mal ve hizmet üretimi dışında bütün işlerin 15 gün süreyle durdurulması acilen değerlendirilmeye alınmalıdır.
  • Tüm işyerlerinde,
    hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelliler, 60 yaş ve üzerinde
    olanlar koronavirüs salgını süresince idari izinli sayılmalıdır. 12
    yaşından küçük çocuğu olanlara talepleri halinde ücretli izin
    verilmelidir.
  • En az 14 gün olmak
    üzere, salgın süresince yenilenmek kaydıyla, çalışanlara (yıllık
    izinlerine dokunulmadan) ücretli izin hakkı tanınmalıdır.
  • Tüm işyerlerinde risk
    değerlendirmesi ve acil durum planları yenilenmeli, tüm çalışanlara
    koronavirüs salgını bilgilendirmesi ve eğitimi yapılmalıdır.
    İşyerlerinde koronavirüs testinin yapılması dahil tüm sağlık önlemleri
    arttırılarak azami düzeye yükseltilmelidir.
  • Bütün bunların
    yapılmaması ve/veya işyerinde koronavirüs riskinin ortaya çıkması
    halinde çalışanların “çalışmaktan kaçınma hakkı”nı kullanacakları ve
    üretimi durduracakları ilan edilmelidir.
  • İşten çıkarmalar
    koronovirüs salgını süresince yasaklanmalı, işten çıkarmalar ve ücretsiz
    izinler yerine kısa çalışma ödeneği kullanılmalıdır. Kapanan
    işletmelerde çalışanların ücretlerini tam veya tama yakın almaları
    sağlanmalıdır.
  • Koronavirüs salgını
    süresince bütün işçiler süre koşulu aranmaksızın işsizlik ödeneği ve
    kısa çalışma ödeneğinden yararlanmalıdır. Esnek ve yarı zamanlı
    çalışanlar da bu fondan yararlanabilmelidir.
  • İşsizlik Sigortası
    Fonu’ndaki paralar sadece işsizlik ödemeleri için kullanılmalı, işsizlik
    ödeneğinden ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanma süresi ve miktarı
    arttırılmalıdır.
  • Salgın boyunca
    doğalgaz, elektrik, su ve internet ücretsiz sağlanmalıdır. Doğalgaz ve
    elektrikte dağıtım hizmetleri kamulaştırılmalıdır. Yerel yönetimlerin
    temiz ve atıksu başta olmak üzere hizmetlerinin aksamaması için onlara
    merkezi bütçeden daha çok kaynak aktarılmalı, dış borçlanmaları
    konusunda ihtiyaç duyacakları Hazine garantileri verilmelidir.
  • 100’den fazla işçi
    çalıştıran şirketlerde istihdamı korumak amacıyla, bu kuruluşların
    kapanmasına izin verilmemeli, gerekirse kamulaştırma yoluna gidilmeli,
    bu amaçla KİT gibi kuruluşlar eski işletmeci işlevlerini üstlenmelidir.
  • Krizle beraber zora
    giren sivil havacılık, enerji, finans gibi stratejik sektörlerde
    kamulaştırma bir zorunluluk haline geldiğinde tereddüt edilmemeli, bu
    kuruluşlarda özyönetim uygulaması benimsenmelidir.
  • Atıl duruma gelen bazı
    işkollarındaki fabrikaların, solunum cihazları, hızlı sonuç alıcı tanı
    kitleri, maske/filtreli maske ve sağlık çalışanları için koruyucu giysi
    vb. sağlık ürünleri üretimine ayrılması sağlanmalıdır. Bu ürünler
    ücretsiz veya maliyet fiyatlarından sunulmalıdır.
  • Temizlik ve sağlık
    ürünlerinin stoklanması, karaborsası, fiyat artışları mutlaka
    önlenmelidir. Temel gıda maddelerinin temini, gerekirse ücretsiz
    dağıtımı ve fırsatçı zamların engellenmesi kamu otoritesi tarafından
    sıkıca kontrol altında tutulmalıdır. Kolluk güçleri ve gönüllü siviller,
    yaşlı ve riskli nüfusa gerekli gıda ve sağlık malzemelerini ulaştırmak
    için seferber edilmelidir.
  • Sağlık yardımı almakta
    olan 10 milyon dolayındaki “kayıtlı yoksullara” kişi başına aylık net
    500 TL yurttaşlık geliri ödenmeye başlanmalıdır.
  • Öğrenci borçları silinmeli; çiftçi borçları ve ihtiyaç kredileri, faizleri silinerek taksitlendirilmelidir.
  • Devlet hastaneleri ve özel hastaneler ücretsiz sağlık hizmeti vermelidir. Buna uymayan özel hastaneler kamulaştırılmalıdır.
  • Bütçe açığı kaygısı,
    salgın sürdükçe geçerli olamaz. Merkezi bütçe harcamalarının gerekirse
    TCMB avanslarıyla karşılanması sağlanmalıdır.
  • Bütçe gelirleri
    azalırken giderlerinde büyük sıçramalar ortaya çıkmasına getirilecek
    çözümlerden biri de, gerçek bir servet vergisi olmalıdır. Hedef grup
    olarak özellikle son 20 yılda rant gelirleriyle palazlananlar
    seçilmelidir.
  • Sermaye hareketleri
    kontrol altına alınmalıdır. Yurt dışına servet kaçırmak önlenmeli;
    yabancılara dönük TL yükümlülükleri (hisse senedi, tahvil, mevduat vb)
    için döviz tahsis edilmemelidir.
  • Kamu Özel Ortaklığı
    isimli projelerin kamulaştırılması hedeflenmeli; bu arada projelere
    dönük ödentiler TL'ye dönüştürülmeli ve kriz kaynaklı düşük
    performanslar nedeniyle oluşabilecek garanti ödemeleri iptal
    edilmelidir. Böyle bir dönemde Kanal İstanbul gibi üzerinde toplumsal
    uzlaşma sağlanmamış projelerden vazgeçilmeli, kamu ihaleleri ve
    kaynaklar sağlık sektörüne yönlendirilmelidir.
  • Sonuncusu belki de en
    önemlisi, devlet salgını bahane ederek yurttaşlar üzerindeki gözetim ve
    denetim ağlarını yaygınlaştırmamalıdır. Virüs tehlikesinin getirdiği
    günlük yaşamdaki bazı kısıtlamalar, daha otoriter ve baskıcı bir devlet
    aygıtının kalıcılaştırılması için fırsat kabul edilmemelidir.




Bu zor süreçte inisiyatif sadece siyasi iktidarda olmamalı, muhalefet partilerinin ve demokratik kitle örgütlerinin (sendikalar, meslek örgütleri) toplumsal rol ve sorumluluğu artırılmalı, salgınla ilgili önlemlerin alındığı toplantılarda ve kurullarda temsili sağlanmalı, salgına karşı mücadele kapsamında benimsenen bilim kurulu yöntemi sürdürülmelidir.





İmzacılar:





Korkut Boratav - Seyhan Erdoğdu - Aziz Konukman - Hayri Kozanoğlu - Bilsay Kuruç - Oğuz Oyan - Mustafa Sönmez - Sinan Sönmez - Serdar Şahinkaya - Taner Timur - Oktar Türel - İşaya Üşür - Galip Yalman - Ergin Yıldızoğlu - Erinç Yeldan - Ahmet Alpay Dikmen - Ahmet Saltık - Algan Hacaloğlu - Ali Tigrel - Alper Duman - Alper Dumun - Anıl Aba - Aslı Aydın - Atilla Göktürk - Aylin Özman - Aynur Soydan Erdemir - Azamet Yazıcı - Aziz Çelik - Aziz Ekşi - Berk Vapur - Betül Yarar - Can Cemgil - Cengiz Arın - Çiğdem Boz - Denizcan Kutlu - Dilek Çetindamar - Erhan Yıldırım - Etkin Güneş - Fevziye Sayılan - Fikret Başkaya - Filiz Zabcı - Fuat Ercan - Fuat Keyman - Funda Başaran - Gökçe Çataloluk - Gülay Toksöz - Güven Gürkan Öztan - Haluk Yurtsever - Handan Koç - İzzettin Önder - Kemal Kumkumoğlu - Mehmet Cemil Ozansü - Meltem Kayıran - Methiye Acar - Muhteşem Kaynak - Murat Kubilay - Mustafa Durmuş - Mustafa Türkeş - Nazmi Algan - Nergis Mütevellioğlu - Nilgün Erdem - Nilgün Toker - Orhan Bursalı - Ozan Gündoğdu - Ozan Zengin - Ömür Birler - Özgür Orhangazi - Özlem Albayrak - Ramazan Günlü - Raşit kaya - Refia Yıldırım - Sefa Feza Arslan - Selin Pelek - Sevilay Parlas - Sibel Özbudun - Şiir Yılmaz - Şule Daldal - Tamer Akgökçe - Tarık Şengül - Tayfun Özkaya - Temel Demirer - Tevfik Kızgınkaya - Yaşar Sucu - Yavuz Yaşar - Yüksel Akkaya - Zülküf Aydın


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder